Birincisi, villalarımız mükemmel olmalıydı. (Şıklık, kullanım, konfor ve kalite)
İkincisi, “ilk görüşte aşk” olmalıydı.
Üçüncüsü, “çıkıp gitmesi güç” olmalıydı.
Tüm kent içi projelerden farklı olarak “taşıma doğa” yerine seçeceğimiz yer, yeşilin, denizin,hatta derenin ve temiz havanın, kısacası doğallığın en çok korunmuş, daha doğrusu en az bozulmuş olduğu bir yer olmalıydı. Bu arayışta bizim için anahtar kelime “ulaşım”dı.
İstanbul’un en yakınında, ulaşımı en kolay, (öyle ki, aracınızla ilerlerken şehir atmosferinden tamamen farklı, kısa sürmesinden üzüntü duyacağınız bir orman yoluna giriyorsunuz ve bu orman yolu algılarınızı farklılaştırmaya yetiyor) tabiatı en bakir ve yaşamsal etkinliklerien mükemmel olabilecek yerde; RİVA’da karar kıldık. Bu, başarısında, üretkenliğinde ve mutluluğunda doğayla et ve tırnak olmanın önemini kavramış bir kısım dostlarımız için önereceğimiz bir yaşam tarzıdır...


